kimya ile ilgili komik fıkralar
Aşk Espirileri. Aşk Espirileri, Aşk ile ilgili Soğuk Espiriler, Komik Aşk Sözleri, Esprili Aşk Lafları yer almaktadır. Fazla mendiliniz var mı, aşık olmuşumda!
AktifBank Bank Kredi ve Başvuru Yap Şikayetleri - Şikayetvar. Vakko Outlet - (0312) 280 38 - ETİMESGUT / ANKARA. Banka kurumsal bir banka olmadığından faiz oranları da net değildir ve ekspertiz raporu bu noktada ciddi bir önem taşımaktadır.
halibrahim ekledi - 29 Mart 2009. Okul Fıkraları. Kimya dersinde öğretmen, elindeki metal parayı gösterdi: - Şimdi bu beşyüzlüğü asite batırıyorum. Ne dersiniz eriyecek mi? Nuri parmak kaldırıp cevapladı: - Erimez,öğretmenim. - Evet erimez, neden erimez? - Eriyecek olsa asite atmazdınız da ondan!
KomikFıkralar. 1.431.675 beğenme · 917 kişi bunun hakkında konuşuyor. En komik fıkralar, komik sözler ve espriler, komik fotoğraflar bu sayfada :)
ForumDenizi, bilgi ve eğlencenin kaynaştığı forum sitelerine yeni bir soluk getirecek kadar sıradışı bir o kadar da sizden biri olan genel forum sitesi
Site De Rencontre Gratuit Badoo 49. hürriyet'te çıkan bir habere göre dünyanın en komik fıkrası şöyledir "iki adam ava gider. biri yanlışlıkla diğerini vurur. telaşla doktoru arar. 'doktor bey arkadaşımı vurdum öldü galiba'. doktor 'sakin olun önce öldüğünden emin olun' der. ardından bir el silah sesi duyulur. 'şimdi ne yapmayalım doktor bey'." valla ben hürriyet'in yalancısıyım. henüz anlatılmamış olandır...-görüyorum, bu başlığın altına herkes bi fıkra yazıcak, şimdiden görüyorum-ne başlığı nostradamus? neden bahsediyorsun?-sözlük diye bir şey, ben de anlamadım. du biraz takılıyım, hmmmm istatistikler-bok ye nostradamus, öl geber e mi?-daha çok var ona 80 yasinda bir adam doktora rutin kontrollerinden birine gider. doktor adamin sagligini sordugunda adam "harika, iki ay once 18 yasinda bir kizla evlendim ve su an benden hamile" birkac dakika dusundukten sonra adama doner ve "sana bir hikaye anlatacagim" der."avlanmaktan cok hoslanan bir adam varmis. her gun tufegini alarak ava gidermis. fakat bir gun dalginlikla tufek yerine semsiyesini almis. ormana gitmis. agaclarin arasinda yururken karsida bir geyik gormus. hemen semsiyeyi cikarmis ve nisan almis ve....pat....geyik yere yigilmis."adam sasirmis ve doktora donerek"olamaz... baska birisi vurmus olmali..." acaba bu 40 bin aday icinde secilirken bizim temel fikralari da varmiymis diye merak ettigim fikradir kendisi ardinda les birakabilecek kapasitede bir fikra olurdu mutlak.. kisiden henuz olen kalan yoksa boyle bir fikra da yoktur..bkz duz mantik bak biliyorsanız anlatmayayim? -delinin biri bi gün huhohuhohoho-efendım delinin biri bi gün-puhahahaha -delinin biri bi gün puhahaha anlatamıcam anlatamıcam-alın su delıyı basımdan-ayy baba bırak anlatsın cok komık-ısrar etmeyın fıkret hanım babanız delı fıkrasından hoslanmıyor olabılır.bkz vecihi ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Oluşturulma Tarihi Haziran 18, 2021 1610Genellikle çocukluğumuzda büyüklerimiz tarafından bizlere anlatılan, o dönemlerin unutulmazları listemizin ilk sıralarında yer alan fıkralar hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? Bu yazımızda Temel fıkraları, en güzel, komik, eğlenceli, uzun ve kısa temel dursun fıkralarını dönemden veyahut günlük olaylardan esinlenilerek nüktelerle anlatılan fıkralar, dinleyicilerde hem kahkahaya dönüşmüş hem de onları düşündürmeye sevk etmiştir. Bu bağlamda fıkralar toplumların ortak kültürel görüşlerini, zekalarını ve hazırcevaplığını gösteren önemli bir edebi toplumlarda yaşanmış gülünç durumların, çarpıklığın, zıddiyetlerin ve çatışmaların geçmişten günümüze nüktedan bir dille anlatımlarını sağlamıştır. Bu anlatımlarda çoğu zaman güldürmüş çoğu zaman ise nüktenin altındaki düşüncenin önemini kavratmayı hedeflemiştir. Temel Dursun fıkraları da bunların en güzel ve Dursun fıkraları Türk kültürünün en çok anlatılan ve güldüren fıkraları arasındadır. Bu coğrafyada yaşayan hemen herkesin en az bir tane Temel ve Dursun fıkrası bilmesi olası bir durumdur. En güzel, komik, eğlenceli, uzun ve kısa Temel Dursun fıkralarından örnekler Eğlenceli ve Güzel Temel Dursun FıkralarıTatbikatTemel ve Dursun Askerliklerini birlikte yapıyorlarmış ve bir gün aynı askeri tatbikata katılmışlar. Tatbikat paraşüt ile uçaktan atlamakmış. Diğer askerler gibi sıra bizimkilere gelmiş ve kendilerini boşluğa bırakmışlar. Aksilik bu ya! Temel’in paraşütü açılmış lakin Dursun’un paraşütü açılmamış. Dursun Temel’eUla Temel benim bu paraşüt açılmayi da!... Temel’de hemen cevap vermişUla uşağum yardımcı paraşütü aç, yardımcı paraşütü…Dursun ne kadar uğraştıysa da bir türlü yardımcı paraşütü de açmayı başaramamış ve Temel’eUla Temel bu da açilmayi da!... deyince TemelBoş ver uşağum nasıl olsa tatbikattayız da! demişMotor ArızasıTemel ve Dursun bir gün aynı uçakta yan yana seyahate çıkmışlar. Uçak gökyüzünde süzülürken birden bir ses işitmişler ve pilotHerkes sakin olsun motor arızası yaşandı, uçağın bir motoru devre dışı kaldı ancak telaş etmeye gerek yokAradan geçen bir süre sonra pilot tedirgin ve korkulu bir ses tonuyla ikinci bir anons daha yapmışUçağın ikinci motoru da sonrasında Dursun’a gayet rahat, sakin ve huzurlu bir ses tonu ileDursun desene ha bu geceyu da burada Temel FıkralarıYol ÇizgileriTemel bir gün Karayolları Müdürlüğünde işe başlamış. Görevi de yol üzerinde bulunan şeritleri boyamakmış. Birkaç gün boyunca bu işini sürdürmüş ve bir gün amiri Dursun Temel’in yanına gelmiş ve Temel’e demiş kiYahu Temel 5 gündür bu yolda çalışıyorsun. Birinci gün 700, ikinci gün 500, üçüncü gün 400 dördüncü gün 200, beşinci ve bugün de 100 metre boyamışsın. Yani her geçen gün tembelleşmişsin demiş. TemeldeOlur mu hiç Dursun amirim aksine daha çok çalışıyorum ama her geçen gün boya kutusundan daha çok GeldimTemel bir gün evinin damı akmasın diye çatıdaki kiremitleri tamire çıkmış. Tamir ederken birden ayağı kiremitlere takılarak 2. Kattan aşağıya düşmüş. Temel’i aşağıya düşmüş halde gören komşusu Dursun hemen olay yerine koşarak Temel’e yardım ederek onu yerden kaldırmış. Temel önce bir üstünü başını temizlemiş ve o sıra DursunUla Temel ne oldi? Nasul bu hale geldun sen? TemelValla Dursun ne olduğunu bilmeyerum ki! Bende senin gibi buraya yeni Temel Dursun FıkrasıTekne KüçükDursun bir gün Temel’i ziyarete gelir ve ona misafir olur. Temel Dursun’u alır çarşıda, deniz kenarında gezdirmeye başlar. Sonra Dursun sürekli karada gezmekten sıkıldığı için Temel’eYahu Temel senin teknen var ama sen beni hep burada gezdiriyorsun. Hadi beni birazda denizde gezdir der. TemeldeGezdiririm ama bak hava kararmaya başladı fırtına çıkacak der. DursunYahu ne olmuş azıcık gezelim der ve Temel dayanamaz tekneyi çalıştırıp denize açılırlar. Biraz sonra TemelDursun bu kadar yeter, fırtına geldi tekneyi alabora eder, haydi geri dönelim der. DursunBir şey olmaz Temel’im. Allah büyük der ve bunu duyan Temel hiddetleUlan Allah büyük ama tekne küçük tekne.
HaYVaNLaRLa iLGiLi FıKRaLaR... İnsallah verilmemistir.... 1 - Kutup Ayisi Soguk bir kutup gecesinde yavru kutup ayisi annesine yaklasarak; - Anneeee, ben kutup ayisi miyim? - Evet oglum. - Peki anneee sen de kutup ayisi misin? - Evet oglum. - Peki anneee babam da kutup ayisi mi? - Tabii ki oglum. - Peki anneee dedem, dedemin dedeleri falan hepsi kutup ayisi miydi? - Evet oglum hepsi kutup ayisiydi... - Yani sülalemizde bi karisiklik falan yok di mi anne? - Yok tabi oglum hepimiz kutup ayisiydik, niye soruyorsun? - Üsüyorummmm anasini satiyim... Üsüyorummmmm!.. 2 - Karadenizli Yilanlar Iki karadenizli yilan, karadeniz ormanlarinda geziyorlarmis. Biri digerine sormus - Ula piz zehirlu yilanmiyik da? - Haçan nerden çikti pu simdu? - Az önce dilimu isirdimda... 3 - Aslan ve Boga Bir gün aslan ile boga bara gitmisler bir iki tek attiktan sonra aslan müsade istemis. Boga bununla dalga geçmis - Koskoca aslansin. Ormanlar kralisin. Saat daha sekiz. Hiç yakisir mi sana kilibiklik... Aslan kükremis - Eee beni evde bir aslan bekliyor, seninki gibi bir inek degil... 4 - Yumurta Olayi Iki tavuk markette alisveris yapiyorlarmis. Bir yumurta standinin önüne gelmisler. Etikette yumurta 30 bin lira yaziyormus. Tavuklardan biri digerine; - Bak bu yumurtalari ben yumurtladim... demis böbürlenerek... Dolasmaya devam ederken baska bir yumurta standina gelmisler. Kocaman, çift sarili köy yumurtalari ve fiyat 40 bin lira. Bu sefer diger tavuk atilmis; - Bak bu yumurtalari da ben yumurtladim... Digeri gülümseyerek cevap vermis; - Bende bunlardan yumurtlayacaktim ama kocam 10 bin lira için kiçini yirtmaya degmez, dedi... 5 - Dua Papazin papagani çok terbiyeli ve usluymus. Gözünde gözlük, elinde kutsal kitap devamli dua edermis. Azgin disi bir papagani belki ondan terbiye alir diye ayni kafese koymuslar. Papazin papagani kitabi, gözlügü atmis, - Tanrim sana sükürlerolsun, sonunda dualarim kabul oldu... 6 - Tepeden Inme Baba balik yavru baliklara nasihat ediyormus, - Oltaya kanmayin, yem filan degil, basbayagi bir tuzaktir olta. Ondan kaçmak mümkündür. Yedi sekli vardir oltanin, falan filan derken, yukaridan bir ag inivermis tepelerine. - Bu da ne, diye bagirmis bir küçük balik. - Buna tepeden inme denir, demis baba balik, kurtulusu yoktur. 7 - Kedi ile Papagan Evin kedisi ile papagan konusuyordu. Kedi - Sen benim kadar zeki degilsin, dedi. Ben evi farelerden korurum... Efendilerimin kucagina oturur, mindere kurulurum... Papagan sözünü kesti - Olabilir. Ben de konusuyorum... - Peki,biz iki dakikadan beri ne yapiyoruz?.. 8 - Siyahli Kazazede Kamyonunu jandarma karakolu önünde durdurup nöbetçi ere sordu - Bu dolaylarda siyah inek bulunur mu? - Yoktur. - Büyük siyah köpek felan var mi? - Hayir. - Siyah at? - O da yok. - Eyvah!.. Demek ki ezilen köyün papaziydi!.. 9 - Kuyrugu Tutusmus Dagin dorugunda oturmakta olan kartallardan biri, önlerinden geçen jeti göstererek, kinarcasina - Bu kus bir yerlere çok acele yetismek istiyor herhalde, dedi. Öteki, gagasiyla isaret etti - Baksana, kuyrugu tutusmus. Sen de yanmaya baslasan en az onun kadar acele edersin... 10 - Devekusu Tavsan, ormanda tanimadigi bir yaratiga rastladi. Kendisine sordu - Sen kimsin? - Ben kurt köpegiyim. Babam kurttu, annem köpek... Tavsan - Yaaa, deyip düsünceli düsünceli yürüdü. Biraz sonra garip bir yaratikla karsilasti. Ona da sordu - Sen kimsin? - Devekusuyum, dedi yaratik. Tavsan bir saniye düsündü ve düsüp bayildi... 11 - Çekirge Avusturalya ya gezmeye giden bir Amerikali yerli bir rehber tutu. Dolasirlarken bir inek gören Amerikali rehberine sordu - Bu nedir? - Ineek... Bunun üzerine Amerikali küçümser bir tavirla - Siz buna inek mi diyorsunuz ? Bizimkuzularimiz bile bundan büyüktür... Yerli rehber bu olaya çok bozuldu ama çaktirmadi. Gezmeye devam ederlerken bu sefer de bir tavuk gören Amerikali - Peki bu nedir? bu ? diye tuhaf tuhaf sormus, rehber de " - Tavuk... - Siz buna tavuk mu diyorsunuz? Bizim serçelerimiz bile bundan büyüktür... Bütün bu olanlar karsisinda rehber fena bozuldu. Tam o sirada ziplayarak geçen bir kanguruyu gören Amerikali - Bu da ne böyle? diye sorunca, daha önce olanlardan dersini almis olan rehber - Çekirgee... 12 - Karinca Onbes sene hapis cezasi yiyen adam, cezaevine buldugu bir karinca ile çok iyi bir arkadaslik baslatmisti. Adam, onbes sene boyunca karincayi egitmis, onunla yoldas, candas, arkadas olmustu. Artik karinca öyle bir hale gelmisti ki, adam "dur" deyince duruyor, "yürü" deyince yürüyor, "takla at" deyince takla atiyordu. Cezaevinden çikarken karincayi bos bir kibrit kutusuna koydu. Çikar çikmaz güzel bir lokantaya gitti, siparislerini verdi. Yemegini beklerken "Su garsona karincamin özelliklerini göstereyimde bir sasirtayim" diye düsünmüs ve karincayi çikarip masanin üzerine koymustu. Garsonu çagirdi - Bakar misiniz ? - Buyrun beyefendi, diye adamin yanina gelince, adam parmagi ile karincayi göstererek - Su karincayi görüyor musun ? diyerek basladigi sözünün sonunu getirmeden, garson telasla - Özür dilerim beyfendi görmemistim, diyerek basparmagi ile karincayi ezip, masayi sildi... 13 - Havuç Tavsan bir gün bir eczaneye girer. Karsisinda duran eczaciya sorar - Havuç var mi havuç havuç? Bunun üzerine eczaci - Malesef biz sadece ilaç satiyoruz, der. Bunun üzerine tavsan disari çikar. On dakika sonra tekrar gelir; - Havuç var mi havuç havuç, der. Eczaci - Az öncede söyledigim gibi biz sadece ilaç satiyoruz ama manav iki sokak arkada, der. Tavsan yine disari çikar ama tekrar tekrar girip çikmaya devam eder. Ancak duruma daha fazla katlanamayan eczaci tavsana tekrar gelip havuç isterse allah yaratti demeyip agzini burnunu kiracagini, bütün dislerini dökecegini söyler. Aradan 10-15 dakika gecmeden tavsan yeniden damlar. Fakat eczacida artik dayanma gücü kalmamistir ve tavsanin bütün dislerini döküp eline verir, arkasindan da bir tekme kapi disari atar. Eczaci kurtuldugundan emindir. Tam arkasina yaslanip derin bir nefes alacakken bir sesle irkilir; - Havuj juyu vay mi havuj suyu havuj juyu? 14 - Ekmek Var mi? Ördek bara girer ve barmene - Ekmek var mi? - Yok... - Ekmek var mi? - Yok... - Ekmek var mi? - Yok... - Ekmek var mi? - Yok dedik ya... - Ekmek var mi? - Eger bir daha sorarsan seni duvara çivilerim... - Çivi var mi? - Yok... - Ekmek var mi? 15 - Fil Ödevi Her milletten ögrencilere hayvanlarla ilgili ödev vermisler ve Filler üzerine istediginiz sekilde bir seyler yazin demisler. Herkes birsey yazmis... Fransizlar Fillerde üreme dönemi, Çinliler Fil pisirmenin bin yolu, Etiyoplalilar Bir fille bin kisi nasil doyar, Ingilizler Safaride fil avlama teknikleri, Almanlar Filler ve fillerin Alman dil ve kültürüne etkileri, Iranlilar Disi filler çarsafa nasil sokulur, Amerikalilar Daha büyük ve görkemli filnasil yetistirilir, Japonlar Daha küçük ve daha ucuz fil nasil yetistirilir, Yahudiler Filler en pahali ve en karli nasil satilir, Brezilyalilar Fillerle karnavalda samba yapma metodlari, Ve Türkler Ne olacak bu fillerin hali... -Emege Saygı-Hepimiz Kardesiz...
Forum Bilgilendirme Mesajı Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman 0313.
Komik Ramazan Fıkraları Mecliste birine sormuşlar – Kaç gün oruç tuttunuz efendim? – Bir gün. Aynı soru mecliste bulunan başka bir şahsa yöneltilince – Efendi hazretleri benden bir gün fazla tutmuşlar. Tuzağı Kurdum Bekliyorum Bektaşi’ye kaç gün oruç tuttuğu sorulunca şu cevabı verir – Daha hiç tutamadım. Tuzağı kurdum bekliyorum. Oruç Gitti, Ama Fakire De Can Geldi! Bektaşinin biri pek fena susamış. Vakit geçirmek için kırda gezinirken bakmış gürül gürül akan bir çeşme… Adeta kendinden geçmiş bir halde ağzını dayayıp lıkır lıkır içmeye baslamış. – Görenler, aman ne yaptın? Oruç gitti, diye seslenmişler. Bektaşi, ağzınıniki yanından süzülen sular bağrına doğru inerken cevap vermiş – Oruç gitti, ama fakire de can geldi! Oruç İki kişi arasında geçen bir konuşma – Efendim,Ramazan’da en çok sevdiğiniz, yediğiniz nedir? – Oruç Nasrettin Hoca Nasrettin Hoca bir ramazan günü, eline sepetini alır, su kenarına doğru gider. Yolda bir ahbabına rast gelir – Uğurlar olsun hocam, nereye böyle? – Sepete biraz nevale koydum. Dere kenarında iftar edeceğim. Buyur beraber olsun, der. Her ikisi de yola koyulur. Ezan sesi duyulur duyulmaz Hoca sepeti açar. İki ahbap birer ikişer zeytinle oruçlarını bozar, Hoca sepetten iki yumurta ile biraz ekmek çıkararak yoldaşına verir. Kendisi de bir tavuk sövüşünü yemeye başlar. Bunu hazmedemeyen misafir dayanamayarak hocaya çıkışır – İkram böyle mi olur? A Hocam. Hoca sezdiği tarize gülerek sorar – Peki ne yapılır? – Ben olsaydım tavuğu ikram eder, yumurtaları kendim yerdim. – Öyle ise memnun oldum. İşte ben de gönlünde ki gibi yapmadım mı? Hiç oruç kaçırdığın var mı? Bir gece iki ahbap sohbet ederken davulcular davullarıyla birlikte çıkmış ertesi günün ramazan olduğunu ilana başlamışlar. Biri sormuş – Ey! Söyle bakalım birader… Hiç oruç kaçırdığın var mı? – Kaçırdığım yok. Çünkü ben her sene bir gün başından, bir gün sonundan tutarım. Ortasını kendiliğimden başkasına bırakırım. – Be mübarek adam!. Bari bir gün de ortasından tut üç olsun. Belki bir sıfıra şefaat edene rastlarsın, oruçların otuza çıkar. Bir Ramazan Günü Bir Ramazan günü oruç yiyen bir adamın yanına iki kişi yaklaşmış. Biri – Ramazan geldi. Onbeş günde geçti. Sen hâlâ oruç tutmuyorsun! Diyerek onu azarlamış. O da ne kadar kaldığını sorunca diğeri cevap vermiş – On beş gün daha var. Oruç yiyende başını sallayarak şu sözlerle mukabele etmiş – Bir kula göre Ramazan gelmiş, onbeş gün geçmiş, diğer bir kula göre daha onbeş gün varmış… Beni neden azarlıyorsunuz ki? Sevilmez Mi? İki kişi arasında bir konuşma – Aylardan en çok sevdiğiniz? – Ramazan Ayı – Neden? – Gündüzleri oruçlu olurum, yemek parasından kurtulurum. Geceleri de eşe dosta, ekâbire iftara gider yine yemek parası sarf etmem. Ramazan ayını sevmeyeyim de ne yapayım,sevilmez mi? Bektaşi’ye sormuşlar – Ramazanı mı seversin, Bayramı mı? – Ramazanı. – Ne için? – Yenir de onun için. Bektaşi’nin Birine – Ramazan’ı nasıl çıkardın? diye sormuşlar. Gülümseyerek – Otuz kişi olduk bir günde çıkardık,diye cevap verir. Yaraşır Hasbaya! Sofunun biri Ramazan’da Camide, kadınlara düzgün hakkında vaaz ediyormuş; düzgün sürmek şöyle mekruhtur, böyle fenadır, mezmumdur, felandır, filandır, deyip duruyormuş. Cemaatten biri kalkmış ve – Be hoca! Bunları sen ne yüzle söylüyorsun? Senin karın bir gün bile sürmesiz, düzgünsüz gezmez! Hoca gülümseyerek – Evet hakkınız var. Var amma, yaraşır hasbaya! Derviş Minarelerden kandiller sarkmağa başlamıştı. Mahyacılar, onbir ay mahpus kalan marifetlerini nakış yapar gibi havaya yazı yazmaya, resim çizmeğe çalışıyorlardı. Kandiller dizi dizi sarkıyor, sağa yükseliyor, sola kayıyor, titreşiyor, uçuşuyor ve sanki gökten damlarken minare boğumlarına takılı kalmış yıldız pırlantaları gibi insana esrarlı bir heyecan veriyordu. Hacı Bektaş kullarından Derviş Mehmet, kahvenin önünde oturmuş seyrediyordu. Bir aralık Camiden çıkan bir yobaz yanına sokuldu, tezyif dolu bir gözle süzerek sordu – Mahya kuruluşunu seyrediyorsun? Oruç tutmazsın, alnın secde-i rahmana kapanmaz. Ramazanı yalnız mahya seyretmek için gelsin diye beklersin? Derviş Mehmet tebessümle cevap vermiş – Ramazanı ramazan diye severim. Ali’yi, Ali diye sevdiğim gibi. – Fakat biz sizin gibi değiliz. İsterim ki her gün Ramazan olsun, her gün oruç tutalım. – Öyle amma, ramazan gider gitmez de arkasından bayram edersiniz. Bir adam sevdiği gidince üzülür, matem tutar. Benim hiç bayram yaptığımı gördünüz mü? Biz ikisini de hoş görenlerdeniz. Sen De Arkandakine! Cahilin biri Ramazan’da oruç tutuyor, fakat namaz kılmıyormuş. Arkadaşlarından biri – Boşuna oruç tutmak, sevap temin etmez demiş. Namaz da kılmak lazım. – Öyle amma ben namaz kılmasını bilmem! – Bunda bilmeyecek bir eşya yok. İmam ne yaparsa sen de onu yaparsın, olur biter. Adamcağız camiye gitmiş. İmamın ne yaptığını görebilmek için tam arkasında yer almış. Tesadüfen arkasında da kukuletalı bir adam namaza durmuş. Rükûa varmışlar,kukuletanın sivrisi cahilin arkasına dokunmuş. Cahil bunu namazın icabı sanarak kendisi de öndeki imamın arkasına dokunmuş. Abdesti bozulan imam, hiddetlenerek arkasına dönerek adama bir tokat atmış. Bunu da namazın icabı sanan adam, hemen arkasına dönmüş kukuletalıya bir şamar sallayarak Haydi, sen de arkandakine ,demis. Kerimi Kerimi adında bir şair, Ramazanlarda Fatih Camisi’nin avlusunda sergi açarmış. Nüktedan, zarif ve hoş sohbet bir adam olduğu için devrin ricali sergiye gelir, şiirden, tarihten konuşurlar, nükteler, fıkralar söylerlermiş. Kerimi’nin edebiyatla da ilgisi varmış. Şiir yazdığı gibi gayet ustaca ölüm tarihleri düşürürmüş. Bir Ramazan günü, onun şöhretini duyanlardan biri gelerek bir ölüm tarihi ısmarlamış. Adamcağız on gün sırtı sıra gelmiş, bir türlü tarihi alamamış. Nihayet sabrı tükenmiş. – Be adam, demiş. Söyleyeceğin topu topu bir tarih, ölüyü cennete sokup işin içinden çıkacaksın. Bunu bu kadar uzatmanın manası ne? Bari yapamayacağım de de başkasına yalvarayım. Mezartaşı yaptıracağım. Kerimi gayet masumane cevap vermiş – Canım,ne yapayım, uğraşıyorum. Bir türlü herifi cennete sokamıyorum. Zorla değil ya, girmiyor!.. Değirmen Taşı Keçecizade Fuat Paşa, bir Ramazan daveti yapmıştı. Vükelâdan başka devrin ricali de iftar sofrasında yer almıştı. Devrin şairlerinden Ayıntaplı Hasırcızade Sadi Efendi de davetliler arasında idi. Bir arlık Hasırcızade Fuat Paşa’nın parmağındaki yüzüğü göstererek sordu – Paşam affedersiniz amma merak ettim, yüzüğün taşı ne cins? – Elmas! – Size yılda kaç para kazandırır? – Hiç! Bir para bile kazandırmaz. – Benim ecdat yadigarı bir çift taşım var. Yılda tam elli altın kazandırır. – Nasıl bir taş bu? – Değirmen taşı! Bektaşi Babası Ramazan günü, Bektaşi babalarından Derviş Remzi’ye sormuşlar – Ramazan’da insan açlığa dayanamaz, bayılacak bir hale gelirse ne yapılmalı ? Baba Erenler şu cevabı vermiş – Sahurda dayanabilirsem tutarım, dayanamazsam yutarım’ diye niyet etmeli! Şair Haşmet Fitnat Hanım, Şair Haşmet’e – İki gün sonra Ramazan geliyor, oruçluyuz,demis. Haşmet cevap vermiş – Ben geçen sene onu yedim di. Bu yıl gelmez!
kimya ile ilgili komik fıkralar