kira bedelinin indirilmesi dava dilekçesi
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arasında imzalanan kira sözleşmesine göre kira döneminin 01.02.2011 tarihinde başlayıp 01.02.2016 tarihinde sona ereceğini, sözleşmenin 3. maddesine göre kira bedelinin 2011 yılı için 4.500,00TL olarak belirlendiğini, sonraki yıllarda kira bedelinin (ÜFE+TEFE)/2
İşçileralacakları faydayı hesaba katarak bu günlerde çalışmayı tercih edebiliyor. Makalede İşçi Alacağı Davası İşçi Alacak Davaları konusuna yer verilmiştir. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve İş Hukuku Avukatı ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz.
Özelliklekira tespiti davası masraflarını kim öder sorusu sıklıkla sorulmaktadır. Kira tespiti dava masraflarını, davayı açan kişi ödemektedir. Davaya ait masraflar dosyaya göre değişmektedir. Bu masraflar genellikle; Davaya ilişkin harçların veya giderlerin avansının yatırılması, tebligat giderleri, bilirkişi
NafakanınKaldırılması Veya İndirilmesi. TMK’nın 176/3.maddesinde de; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkacağı, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme
Her ne kadar 26.03.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7228 Sayılı Kanun'un geçici 2'nci maddesi ile 01.03.2020 tarihinden 30.06.2020 tarihine kadar işleyecek işyeri kira bedelinin
Site De Rencontre Gratuit Badoo 49. Trend Anasayfa Kira bedelinin indirilmesi Kira bedelinin indirilmesi 14-04-2015 175127 Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabiliyor. Peki, kira bedelinde indirim yapılması için hangi mahkemede dava açılır? Kira indirimi talebi nasıl yapılır? İşte yanıtı.. Kirada indirim nasıl yapılır? 02-10-2014 175813 Taşınmaz mal sahibinin, kiracıya karşı borçları arasında kiralananın sonradan ayıplı hâle gelmesinden sorumluluğu bulunuyor. Kiracı bazı durumlarda kirada indirim yapılmasını isteyebiliyor. Peki, kirada indirim nasıl yapılır? Kira bedelinin indirimi davası! 21-05-2014 165212 Kiracı, kiralananın kullanımını etkileyen ayıpların varlığı hâlinde kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını isteyebiliyor. Kira bedelinin indirimi davası nasıl açılır? İşte kira bedelinin indirimi davası örneği... Kira bedelinin indirilmesi! 30-01-2014 094025 Kiracı, kiraya verenden kiralanandaki ayıbın uygun bir sürede giderilmesini isteyebilir; bu sürede ayıp giderilmezse kiracı bundan doğan alacağını kira bedelinden indirebiliyor. İşte Kira bedelinin indirilmesi hususu... Kiraya verenin kiralananın ayıplarından sorumluluğu! 29-08-2013 104000 Kiralama işleminde, gayrimenkulün ayıplarının olması halinde, kiraya verene bazı sorumluluklar yükleniyor. Sorumluluklar; kiralananın teslim anındaki ayıplarından ve kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesinden sorumluluk olarak sıralanıyor... Kira tespit davası ne zaman açılır? Ev sahibi kiraya ek zam yapabilir mi? 14-04-2022 204100 Kira tespit davası, kiracı ya da kiraya veren tarafından açılan kira bedelinin yeniden belirlenmesinin talep edildiği bir davadır. Bu dava uygulamada genellikle kira artış davası olarak bilinmektedir. Peki, Ev sahibi kiraya ek zam yapabilir mi? Kira tespit davası ne zaman açılır? İşte tüm detaylar.. Kira kaç gün gecikirse ihtar çekilir? 19-03-2022 034800 Taşınmazını kiraya veren ancak kira bedelinin tahsilinde zorluk yaşayanlar kiracısına ne kadarlık bir gecikme halinde ihtar çekebileceğini merak ediyor. Peki, kira kaç gün gecikirse ihtar çekilir? Avrasya GYO, Metrocity'de kira sözleşmesini yeniledi! 10-03-2021 090543 Avrasya GYO, Şişli Metrocity A blok 17. kat kira sözleşmesinin yenilenmesine, kira bedelinin aylık 25 bin 422 TL olarak belirlenmesine ve 1 Mart 2021'den başlamak üzere kira sözleşmesinin 1 yıllığına uzatılmasına karar verdi. İş GYO 2020'de 2 AVM ve 2 çarşıdan milyon TL kira geliri elde etti! 30-01-2021 114159 İş GYO'nun ekspertiz kira bedelinin altında kira geliri elde edilen iki alışveriş merkezi ve iki çarşının 2020 yılı için ortalama dolulukları baz alınarak hesaplanan kira ekspertiz bedeli toplamları KDV hariç 42,8 milyon TL, 2020 yılı sonunda elde edilen toplam kira gelirleri ise KDV hariç 31,2 mily TÜGVA'da kira tartışması! 20-12-2020 091900 Türkiye Gençlik Vakfı TÜGVA, Tunceli’de sivil toplum kuruluşları ve halkın, dinci yapıların örgütlenmesine karşı giriştiği mücadele üzerine Tunceli Temsilciliği tabelasını indirmişti. Dersim Araştırmaları Merkezi’nin DAM, vakıfa bu kuruluşlar için kira bedelinin alınıp alınmadığını sordu. Katalonya'da konut kira bedellerine sınırlama! 10-09-2020 151509 Konut kira bedelinin, kiracının aylık gelirinin yüzde 30'unun üzerine çıkması halinde uygulanacak yeni yasa ile kira fiyatlarının Barselona'da yüzde 25 düşmesi öngörülüyor. İş yeri kira sözleşmelerinde koşullar değişiyor! 29-06-2020 144029 Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, iş yeri kiralarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Özelmacıklı, kira kontratları yazılırken kira bedelinin net mi brüt mü olduğunun açıkça yazılması gerektiğini belirtti... Avrasya GYO'nun Samsun'daki okul ve arsası 1 yıllığına kiraya verildi! 24-06-2020 101254 Avrasya GYO'nun portföyünde yer alan Samsun'daki betonarme 6 katlı okul ve arsasının Çarşamba Vefa Eğitim Kurumları Sanayii ve Ticaret 1 yıllığına kiraya verilmesine, kira bedelinin kiraya verilen okul binasından bir kira yılı içerisinde toplam cirosunun yüzde 20'si olarak belirlenmesine kar Kira bedelinin indirilmesi Haberi Kira indirimi talebi nasıl yapılır?Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabiliyor. Ancak, Kanunen bu dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli de, bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli indirimi talebi, Sulh Hukuk Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılabiliyor. Kira bedelinin tespiti dava örneği aşağıda yer alıyor;YARGITAYHukuk Genel Kurulu 2010/14-14 , 2010/15... Copyright © 2022
Hukuk Genel Kurulu 2006/13-784 E. , 2006/796 K. Taraflar arasındaki "kira bedelinin indirilmesi ve istirdat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa Asliye Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen gün ve 2003/222-2005/141 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin gün ve 2005/13653-19152 sayılı ilamı ile; “...Davacı şirket, çimento üretiminde kullanmış oldukları kalker hammaddesinin Hazinenin özel mülkiyetindeki taşocağından sağlanması için davalı ile daha önce tarihinde sona eren beş yıllık kira sözleşmesinin yapıldığını, süre bitiminden önce araziyi yeniden bir yıllık süre için kiralamak istediklerini davalıya bildirdiklerini, tarihli komisyon raporunda kira bedelinin yıllık TL olması gerektiğinin belirlendiğini, buna rağmen davalının tarihli ihalede muhammen bedeli TL üzerinden belirlediğini, kendilerinin de müzayaka halinde ihalede TL. teklif vermek suretiyle tarihli sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, kira bedelinin günün koşullarına ve özellikle komisyon raporuna uygun olarak, TL'ye indirilmesine, ödenen ilk taksit bedeli olan TL'nin de iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, kira bedelinin yüksek olmadığını, davacının serbest iradesiyle ihaleye katılıp sözleşmeyi imzaladığını, bu durumda uyarlama talep edilemeyeceğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının, üretimini sürdürebilmek için zorunlu olarak müzayaka halinde sözleşmeyi imzaladığı, bu nedenle kira bedelinin uyarlanmasını talep edebileceği kabul edilerek, yıllık TL olan kira bedelinin bilirkişi raporları ve davacı talebi de dikkate alınarak, TL olarak uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Hazineye ait olan taşınmazın, taraflar arasında imzalanmış olan beş yıllık kira sözleşmesinin bitiminden sonra yeniden, bu kez bir yıllık süre ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulü ile TL tahmini kira bedeli üzerinden ihaleye çıkarıldığı, ihaleye tek istekli olarak katılan davacı tarafından TL teklif verilerek, tarihinde taraflar arasında bir yıllık kira sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmaktadır. Davacı, kira bedelinin yüksek olduğunu belirterek komisyon raporu uyarınca kira bedelinin yıllık TL'ye uyarlanmasını talep etmiştir. Oysa ki Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki m2'lik saha, taşocağı olarak kullanılmak üzere Hazine tarafından Devlet İhale Kanununun hükümlerine uygun olarak tahmin edilen kira bedeli üzerinden ihaleye çıkarılmış, davacı şirket tarafından da serbest irade ile teklif edilen bedel üzerinden, kendilerinde kalan ihale sonrasında tarihli sözleşme imzalanmış olup, ihale ile yapılan kira sözleşmelerinin açıklanan bu özelliği karşısında davacı şirketin ihale ile yükümlendiği kira bedelinin altında bir bedelle sonradan kira bedelinin uyarlanmasını istemesi mümkün değildir. Kaldı ki kira bedeli de bir yıl süreli olup, kısa süreli kira sözleşmelerinde kira bedelinin uyarlanması da talep edilemez. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...” gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü Dava, kira bedelinin indirilmesi ve istirdat istemine ilişkindir. Davacı Bursa Çimento Fabrikası Bursa İli Kestel İlçesi Çataltepe Köyü sınırları içerisinde bulunan m2. lik saha ile ilgili olarak daha önce, taraflar arasında beş yıl süreli bir kira sözleşmesi yapıldığını, kira süresinin bittiğini, süre bitiminden önce davacının idareye arazinin bir yıllık kiralama işlemi için tarihinde müracaat ettiğini, bu müracaat üzerine oluşturulan komisyon tarafından yıllık kira bedelinin TL. olması gerektiği yönünde rapor düzenlediğini; buna rağmen pazarlık usulüyle yapılan ihalede, tahmini kira bedelinin 500 milyar TL. olarak belirlendiğini, pazarlık görüşmesinde davacı şirket yetkililerine hiçbir karşı teklif, pazarlık ve irade kullanma hakkı tanınmadığını, ihtirazi kayıt koyma isteminin de reddedildiğini, ihtirazi kayıt konulacak olursa kiralamanın yapılmayacağı şeklinde tehditte bulunulduğunu; kira sözleşmesi yapılmadığı takdirde çimento üretiminin temel hammaddesi olan ve alternatifi de bulunmayan kalker malzemesi tedarik edilemeyeceği, üretim duracağı için, idare yetkilisinin bu tutumuna davacı yetkililerinin direnemediklerini, yıllık TL. gibi fahiş bir bedeli içeren tarihli kira sözleşmesini müzayaka halinde imzalamak zorunda kaldıklarını; ivazlı sözleşmelerde karşılıklı edimler arasında bir denge bulunmasının zorunlu olduğunu, dava konusu kira sözleşmesinde davalının, kendisi ile eşit hak sahibi olmayan davacının müzayaka halinden faydalanıp, kira bedelini fahiş miktarda belirlemesinin nun 2. ve hükümlerine aykırı düştüğünü, taraflar arasında çıkar dengesi bulunmadığını, bu durumun sözleşme taraflarının amacına, objektif iyiniyet, hakkaniyet ve nesafet ilkelerine aykırı olduğunu; Komisyon raporunda belirlenen kira bedeli TL. iken, idarenin dayatma ile kabul ettirdiği TL. kira bedelinin hiçbir yasal dayanağı olmadığını; müzayaka halinden dolayı, gabine ilişkin hükmü çerçevesinde davacı kiracının korunması gerektiğini, uyarınca pek fahiş kira bedelinin adil hale getirilmesi için sözleşmeye hakimin müdahalesinin zorunlu hale geldiğini ileri sürerek, kira sözleşmesinin bedele ilişkin hükümlerinin hakimin müdahalesi yolu ile revizyonuna, kira bedelinin tesbit kriterlerine, günün koşullarına, adalet, hakkaniyet ve nesafet ilkelerine ve özellikle komisyon raporuna uygun şekilde TL. ye indirilmesi suretiyle sözleşmedeki edimlerin dengeli hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Bursa Defterdarlığı Hazine vekili, kira bedelinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 4. ve düzenlemelere uygun şekilde, Bursa’da daha önce aynı amaçla kullanılmak üzere kiraya verilen taşocaklarının kira bedelleri emsal alınarak tespit edildiğini, taşınmazın yıllık 500 milyar TL. tahmini kira bedeli üzerinden ihaleye çıkarıldığını, tek istekli olarak iştirak eden davacı şirket yetkililerince teklif edilen TL. bedel üzerinden ihalenin yapıldığını, tahmini bedelin yüksek olmadığını, teklif edilen bedelin tahmini bedelden aşağı olması halinde ihalenin yapılamayacağını, davacı şirketin hür irade ile ihaleye katılıp teklif verdiğini ve daha sonra da sözleşme imzaladığını, iddia edildiği gibi baskı ya da dayatmanın mevcut olmadığını belirtmiştir. Yerel Mahkemece verilen; davacı şirketin kira sözleşmesini müzayaka halinde olduğu için imzalamak zorunda kaldığı, o nedenle sözleşmenin günün şartlarına uyarlanmasını talep edebileceği, tarihli bilirkişi raporunda belirlenen yıllık kira bedeli davacı talebinden daha az olduğu gerekçesine dayalı; davanın kabulüne, yıllık kira bedelinin taleple bağlı kalınmak suretiyle TL. olarak tespitine, 2003 yılı kira bedelinin tamamı ödendiğinden, fazla ödenen istirdadına dair karar, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme gerekçesini tekrarlayıp, genişleterek önceki kararında direnmiştir. Bursa Kestel İlçesi Çataltepe Köyü sınırları içerisinde bulunan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu dava konusu kira sözleşmesinde açıklanan m2. lik sahanın, daha önce, taraflar arasındaki beş yıl süreli kira sözleşmesiyle tarihinden itibaren davacıya kiraya verildiği; Bursa Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü’nün, davacı şirkete gönderdiği tarihli yazıyla, beş yıllık kira süresinin tarihinde biteceğini bildirerek, kiralananın anılan tarihte kendisine teslimini istediği, davacı şirketin, günlü dilekçeyle sahanın aynı şekilde kullanılmak üzere bir yıl süreyle yeniden kendisine kiralanmasını istemesi üzerine oluşturulan komisyonun, yıllık kira bedelinin TL. olması gerektiği yönünde rapor düzenlediği, ancak, davalının KDV hariç 500 milyar TL. tahmini kira bedeli üzerinden pazarlık usulü ile ihale yaptığı, buna sadece davacı şirketin katıldığı, sonuçta taraflar arasında davaya konu, yıllık TL. kira bedelini içeren tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin imzalandığı çekişmesizdir. Görülmekte olan dava, sözleşmeden yaklaşık bir ay sonra günü açılmıştır. Yerel Mahkeme, davayı, sözleşmeden sonra ortaya çıkan beklenmedik ve olağanüstü koşullar nedeniyle işlem temelinin çökmesi olgusuna dayalı, kira bedelinin günün koşullarına uyarlanması istemine ilişkin bir uyarlama davası olarak nitelendirmiş; gerek önceki ve gerekse direnme hükmünü bu nitelendirme çerçevesinde vardığı sonuca göre kurmuş; Özel Dairenin bozma ilamında da, davadaki istemin uyarlamaya ilişkin bulunduğu kabul edilmiştir. Belirtilmelidir ki, kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkin bir davanın varlığından söz edilebilmesi için; davayı açan tarafın, kira sözleşmesinin kurulduğu anda edimler arasında denge bulunduğunu, ancak, bu dengenin sözleşmeden sonra ortaya çıkan, taraflarca başlangıçta öngörülemeyen olağanüstü koşullar nedeniyle aşırı ve açık bir biçimde bozulduğunu, işlem temelinin sonradan meydana gelen bu nedenlerden dolayı çöktüğünü, sözleşmeyi aynı koşullarla sürdürmesinin kendisi için katlanılamaz bir durum yarattığını ileri sürmüş olması; kısaca, davadaki iddia ve istemini, sözleşmenin kurulmasından sonraki dönemde gerçekleşen olgulara dayandırması zorunludur. Sözleşmenin kurulması aşamasında edimler arasında dengesizlik bulunduğu yönündeki iddiayla açılmış bir davanın, kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkin bulunduğu kabul edilemez. İçeriği yukarıda geniş bir şekilde açıklanan dava dilekçesine göre, görülmekte olan davadaki iddia, dava konusu kira sözleşmesinin düzenlendiği aşamada davacı kiracının müzayaka altında olduğu, fahiş bir kira bedelini içeren sözleşmeyi müzayaka hali nedeniyle imzalamak zorunda kaldığı, sözleşmenin kurulması aşamasında edimler arasında aşırı bir dengesizlik bulunduğu, davalının aşırı yararlandığı yönündedir. Bu iddiaya dayalı olarak, kira bedelinin makul düzeye indirilmesi istenilmiştir. O halde, eldeki davanın bir uyarlama davası olmadığının; kira bedelinin indirilmesi yönündeki davacı isteminin, müzayaka iddiasına ve gabin hukuksal nedenine dayandırıldığının kabulü zorunludur. Borçlar Kanunu’nun hükmüne göre, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık var ve bir tarafın aşırı yararlanması gabin diğer tarafın müzayaka halinde bulunmasından yararlanılmak suretiyle gerçekleşmiş ise, müzayaka halindeki taraf, sözleşme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde sözleşmeyi feshederek, verdiğini geri isteyebilir. Bu hüküm, sözleşmeyi müzayaka halinde iken imzaladığını, diğer taraf yönünden aşırı yararlanmanın gabinin söz konusu olduğunu ileri süren tarafa, sadece, bir yıllık süre içinde sözleşmeyi feshetme ve eğer verdiği bir şey varsa, onu geri isteme hakkını tanımakta; bunun dışında başkaca herhangi bir hak öngörmemektedir. Somut olayda, davacı kiracı, davasını müzayaka iddiasına gabin hukuksal nedenine dayandırdığına göre, sadece ve ancak, davalı ile arasındaki kira sözleşmesini feshetmek ve sözleşme nedeniyle davalıya verdiğini geri istemek hakkına sahiptir. Oysa, davadaki istek, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshine değil, tam tersine, sözleşmenin ayakta tutulmasına, ancak kira bedelinin belirli bir miktara indirilmesine yöneliktir. Yukarıda açıklanan hukuki durum karşısında, böylesi bir davanın dinlenmesine olanak yoktur. Hal böyle olunca, Yerel Mahkemece, sonucu itibariyle aynı yönde olan bozmaya uyularak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozulmalıdır. S O N U Ç Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle gereğince BOZULMASINA, gününde oybirliği ile karar verildi. .
Uyarlama Davası Hakkında Yargıtay Kararı YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2009/14-456 K. 2009/496 T. UYARLAMA DAVASI Olağanüstü Felaket Hallerinde veya Doğal Olaylardan Dolayı Bir Zirai Kiralama İşleminde Hasılatın Önemli Ölçüde Azalması Halinde Kiracı Kararlaştırılan Kira Parasından İndirim Talep Edebileceği ZİRAİ ÜRÜN KİRASI Uyarlama İstemi – Zeytinliklerdeki Verim Düşüklüğünün Gerçek Sebebinin Aşırı Kuraklık Olduğu Belirlenmiş Olmasına Göre İstem Doğrultusunda Karar Verilmesi Gerektiği OLAĞANÜSTÜ OLAYLARDA TENZİL Uyarlama Davası – Doğal Olaylardan Dolayı Bir Zirai Kiralama İşleminde Hasılatın Önemli Ölçüde Azalması Halinde Kiracı Kararlaştırılan Kira Parasından İndirim Talep Edebileceği KİRA BEDELİNİN İNDİRİLMESİ Doğal Olaylardan Dolayı Bir Zirai Kiralama İşleminde Hasılatın Önemli Ölçüde Azalması Halinde Kiracı Kararlaştırılan Kira Parasından İndirim Talep Edebileceği – Talep Hakkından Önceden Feragat Edilemeyeceği FERAGAT Olağanüstü Felaket Hallerinde Hasılatın Önemli Ölçüde Azalması Halinde Kiracı Kararlaştırılan Kira Parasından İndirim Talep Edebileceği – Kira Bedelinin İndirilmesini Talep Hakkından Önceden Feragat Edilemeyeceği 818/ 282, 298 4721/ ÖZET Dava, zirai ürün kirasından kaynaklanan uyarlama isteğine ilişkindir. Olağanüstü felaket hallerinde veya doğal olaylardan dolayı bir zirai kiralama işleminde hasılatın önemli ölçüde azalması halinde, kiracı kararlaştırılan kira parasından indirim talep edebilir. Kira bedelinin indirilmesini talep hakkından önceden feragat edilemez. Tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra önemli surette değişmişse artık taraflar o akitle bağlı tutulamazlar, değişen koşullar karşısında kira bedelinden gerekli indirimin yapılması gerekebilir. Davacı, açıklanan nedenlerle kira bedellerinde ve kiralama şartlarında uyarlama talep etmiştir. Dava konusu zeytinliklerdeki verim düşüklüğünün gerçek sebebinin aşırı kuraklık olduğu belirlenmiş olmasına göre mahkemece, davacının talepleri doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir. DAVA Taraflar arasındaki “uyarlama” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi ’nce davanın reddine dair verilen gün ve 2007/300 E., 2008/209 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Ondördüncü Hukuk Dairesi’nin gün ve 2008/13918 E., 2009/1992 K. sayılı ilamı ile; … Dava, zirai ürün kirasından kaynaklanan uyarlama isteğine ilişkindir. Davacı vekili, Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile Vakıf zeytinliklerinin kiralanması hususunda sözleşme yapıldığını, ancak doğa ve piyasa koşullarından kaynaklanan nedenlerden dolayı kira bedelinin ödenemediğini belirterek hakimin sözleşmeye müdahalesi ile kira bedelinin azaltılması, muhammen bedele indirilmesi, kira bedeline zam yapılmaması, kira bedellerinin her ay değil, yılda bir kez hasat mevsimi sonunda ödenmesinin karara bağlanması, ayrıca 2007 yılında mevsimin aşırı kurak geçmesi nedeniyle ürün alınamadığını, ayrıca zeytin ağaçlarına kuraklık nedeniyle verilen zararın gelecek yıllardaki ürünü de etkileyeceğini ileri sürerek kira bedelinin uyarlanması talebinde bulunmuştur. Davalı idare vekili cevabında, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 23. maddesinde; “kiracı, mahsulün az olması, tabii afetlerden veya haşarattan zarar görmesini gerekçe göstererek kira bedelinden tenzilat, erteleme ve zarar ziyan talep edemez” hükmüne yer verildiğini, bu hüküm karşısında davacı tarafın bu taleplerde bulunamayacağını, sözleşmeyle bağlılık ilkesi gereğince her iki tarafın sözleşme hükümlerini yerine getirmek zorunda bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının tarım ve zeytincilikle uğraşan bir kişi olduğu, faaliyet alanının iklim koşulları ile yakından ilgili bulunduğu, bu durumu önceden bilip tahmin etmesi gerekeceği, bile bile zeytinlik araziyi kiraladığı, 2007 yılının kurak geçmesinin gelecek yılların da aynı şekilde kurak geçeceğini göstermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. BK’nın “Felaketli vakalarda tenzil” başlıklı 282/1. maddesinde; “Fevkalade felaket hallerinde yahut tabii hadiselerden dolayı bir zirai gayri-menkulün her vakitki hasılatı ehemmiyetli surette azalırsa müstecir kiradan mütenasip bir miktarının indirilmesini isteyebilir” hükmü yer almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun uyarlama davalarına ilişkin bir kararında da şu görüşlere yer verilmiştir; “…Sözleşme hukukunda asıl olan sözleşmeye bağlılık ilkesi olup, bu ilke hukuksal güvenlik, doğruluk ve dürüstlük kuralının gereği olarak sözleşme hukukunun temelini oluşturur. Ne var ki; BK’nın 282. maddesinde belirtilen olağanüstü durumların sözleşmede önceden var olan sözleşme adaletini bozduğunda, taraflar daha önce bunlara karşı bir önlem de almadıklarından sözleşmede bir boşluk olması ve işlem temelinin sarsılması söz konusu olur. Bu durumda hakimin sözleşmeye müdahalesi ile taraf iradelerine de önem verilerek yorum yoluyla sözleşmenin dürüstlük kuralına uygun hale getirilmesi sağlanır. Sözleşme hukukuna egemen olan sözleşmeye bağlılık Ahde Vefa -Pacta Sund Servande ilkesine göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi uygulanmalıdır. Sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, kararlaştırılan edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak, sözleşmenin yapıldığında karşılıklı edimler arasında olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet TMK m. 4, 2 kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık Clausula Rebus Sic Stantibus -Beklenmeyen Hal Şartı sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. Tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra önemli surette değişmişse artık taraflar o akitle bağlı tutulamazlar, değişen koşullar karşısında TMK’nın 2. maddesi uyarınca sözleşmenin yeniden düzenlenmesi imkanı hasıl olur. Önceden görülmeyen değişikliklerin borcun ifasını güçlendirmesi halinde “işlem temelinin çökmesi” gündeme gelir. İşlemin temelinin çöktüğünü kabul eden hakim, duruma göre alacaklı lehine borçlunun edimini yükseltmeye, borçlu lehine onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar vermek suretiyle sözleşmeyi değişen şartlara uydurur. Bir başka deyişle sözleşmeye müdahale eder. İşlem temelinin çöküşüne ilişkin uyuşmazlıkların giderilmesinde kaynak olarak TMK’nın 1, 2 ve 4. maddelerinden yararlanılacaktır. İşlem temelinin çöktüğünün dikkate alınması dürüstlük kuralının gereğidir. Diğer bir anlatımla durumun değişmesi halinde sözleşmede ısrar etmek dürüstlük kuralına aykırı bir tutum olur. Değişen durumların sözleşmede kendiliğinden bulunan sözleşme adaletini bozması üzerine taraflar bu haller için bir tedbir almadıklarından sözleşmede bir boşluk vardır. Bu boşluk sözleşmenin anlamına ve taraf iradelerine’ önem verilerek yorum ile ve dürüstlük kuralına uygun olarak doldurulur. Bu yönteme sözleşmenin yorum yoluyla düzeltilmesi veya değişen hal ve şartlara uyarlanması denilir…” Yargıtay HGK’nın tarihli, 815/835 tarihli kararı Dava konusu zeytinlik arazilerin tarihli ve 4382 Y. numaralı Noterde düzenlenen kira sözleşmesi ile davacı tarafından davalı idareden ile tarihleri arasındaki dönem için açık arttırma şeklinde yapılan ihale ile kiralandığı, ihale şartnamesinde aylık kira bedelinin ihalede oluşacak kira bedeli olduğunun belirtildiği, şartnamede muhammen aylık kira bedeli 510 YTL iken ihale sonucunda davacı tarafından TL üzerinden kiralanmış olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, son iki yıldan bu yana kendi kusurundan kaynaklanmayan, doğa ve piyasa koşullarından doğan, öngörülemeyen ve beklenmeyen nedenlerden dolayı kira bedelini ödeyemediğini, zarar ettiğini ileri sürerek kira bedellerinde ve kiralama şartlarında uyarlama talep etmektedir. Tarafların gösterdiği deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosya içerisindeki alanında uzman olan kişilerden oluşan bilirkişi raporunda; dava konusu arazilerin bulunduğu bölgedeki 2007 yılındaki meteorolojik veriler dikkate alınarak 2006-2007 yıllarında elde edilebilecek zeytin ve zeytinyağı ürününün miktarı ve maliyeti hesaplandıktan sonra verim düşüklüğünün gerçek sebebinin 2007 yılındaki kuraklık olduğu belirtilmiş, 2006-2007 yıllarında kiracının YTL zarar ettiği hesaplanmıştır. Kaldı ki, bu husus maruf ve meşhur bir vaka olup, HUMK’nın 238. maddesi gereğince ayrıca ispatı da gerekmez. Bilirkişi raporundaki “davacının, özgür iradesiyle ihaleye katılarak, davalı tarafından yapılan ihale şartnamesinin 23. maddesinde yer alan; “Kiracı, mahsulün az olması, tabii afetlerden veya haşarattan zarar görmesini gerekçe göstererek kira bedelinden tenzilat, erteleme ve zarar ziyan talep edemez” hükmünü de okuyarak şartnameyi kabul ettiği, pey sürerek ihaleyi aldığı ve sözleşmeyi imzaladığı…” şeklinde belirtilen düşünceye itibar edilerek mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu zeytinliklerin şartnamede muhammen aylık kira bedeli 510 YTL iken ihale sonucunda davacı tarafından TL üzerinden kiralanmış olması, zeytinliklerde verim düşüklüğünün bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması ve bu verim düşüklüğünün gerçek sebebinin de 2007 yılındaki kuraklık olduğu belirlenmiş olmasına göre davanın reddi doğru değildir. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve kurallar gözetilmek suretiyle ve zeytin mahsulünün kuraklıktan etkilenmesi sonucu bilirkişi raporu ile belirlenen davacının zararı da gözönüne alınarak Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinin hakime tanıdığı takdir yetkisi kullanılarak davacının talepleri değerlendirilip bir karar verilmelidir. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine dair hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir… , Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü KARAR Dava, zirai ürün kirasından kaynaklanan uyarlama isteğine ilişkindir. Uyuşmazlık; dava konusu olayın taraflar arasındaki kira sözleşmesi hükümlerine göre mi, yoksa sözleşme serbestisini sınırlayan yasa hükümlerine göre mi çözümleneceği noktasındadır. Borçlar Kanunu’nun “Felaketli vakalarda tenzil” başlıklı 282. maddesi; “Fevkalade felaket hallerinde yahut tabii hadiselerden dolayı bir zirai gayrimenkulün her vakitki hasılatı ehemmiyetli surette azalırsa müstecir kiradan mütenasip bir miktarının indirilmesini isteyebilir. Evvelce bu haktan feragat edilmiş olması, ancak kiranın tespiti sırasında bu gibi vakaların ihtimali nazara alınmış yahut husule gelen zarar bir sigorta ile telafi edilmiş ise muteber olur” şeklinde düzenlenmiştir. Yasa koyucu ilke olarak, olağanüstü felaket hallerinde veya tabii hadiselerden dolayı bir zirai kiralama işleminde hasılatın önemli ölçüde azalması durumunda, kiracının kararlaştırılan kira parasından indirim talep edebileceğini kabul etmiştir. Şartnamenin 23. maddesinde “kiracı, mahsulün az olması, tabii afetlerden veya haşarattan zarar görmesini gerekçe göstererek kira bedelinden tenzilat, erteleme ve zarar ziyan talep edemez” hükmü mevcuttur. Ne var ki yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, kira bedelinin indirilmesini talep hakkından ancak felaketin ortaya çıkmasından sonra feragat edilebilir, önceden feragat kural olarak olanaklı değildir. Yasa koyucu bu kurala iki istisna getirmiştir. Bunlar; kira bedelinin bu gibi olayların ortaya çıkması ihtimali nazara alınarak mahalli rayiçten düşük olarak tespit edilmiş olması ile husule gelen zararın bir sigorta ile karşılanmış olması halleridir. Mahkemece konusunda uzman kişilerden oluşturulan bilirkişi heyetine yukarıdaki çerçeve dairesinde inceleme yaptırıldığı, bilirkişi raporunda; verim düşüklüğünün gerçek sebebinin 2007 yılındaki kuraklık olduğu, davacının 2007 yılında YTL zarar ettiği, bu zararın önümüzdeki yıllarda devam edip etmeyeceğini belirlemenin şimdiden mümkün olamayacağı belirtilmiştir. Kaldı ki 2007 yılındaki kuraklık o dönemde yaşanmış maruf ve meşhur bir vakadır. Doktrinde de kuraklık, hasılatın önemli suretle azalmasına yol açan olağanüstü felaketler ve doğal olaylar arasında sayılmaktadır. Davalı idare vekilince, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 23. maddesi hükmü ile Vakıf Arazilerinin Kiraya Verilme Genel Şartnamesi’nin 28. maddesinde yer alan aynı hüküm karşısında davacı tarafın bu taleplerde bulunamayacağı savunulmuş ise de; dava hakkından peşinen vazgeçme mümkün değildir. Davaya konu olayda şartnameye göre 135 parsel sayılı zeytinliğin tarihleri arasındaki dönem için TL muhammen bedel üzerinden ihaleye çıkarıldığı, davacı tarafından YTL üzerinden, 54 parsel sayılı zeytinliğin ise, tarihleri arasındaki dönem için YTL muhammen bedel üzerinden ihaleye çıkarıldığı, davacı tarafından YTL üzerinden ihale sonucunda kiralandığı hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira bedeli muhammen bedelin çok üstünde olduğu gibi meydana gelen zararın sigorta ile karşılandığına ilişkin bir iddiada da bulunulmamıştır. O halde kira bedelinin indirilmesini talep hakkından feragat, yukarıdaki yasal düzenleme gözönüne alındığında şartları mevcut olmadığından geçerli değildir. Davadaki istek 2006-2007 kira dönemindeki kuraklık nedeniyle sadece bu yıllara ilişkindir. Mahkemenin kabulünün aksine sözleşmenin bu dönem dışındaki yıllara uyarlanma isteği ve olanağı yoktur. Diğer taraftan; sözleşme hukukunda asıl olan sözleşmeye bağlılık ilkesi olup, bu ilke sözleşme hukukunun temelini oluşturur. Borçlar Kanunu’nun 270 ila 298. maddeleri ise hasılat kirasına ilişkindir. Hasılat kirasına ilişkin hükümler zirai ürün kirası esas alınarak düzenlenmiştir. Ne var ki; BK’nın 282. maddesinde belirtilen dava konusu olayda söz konusu olan aşırı kuraklık gibi olağanüstü durumlar sözleşmede önceden var olan sözleşme adaletini bozmakta, taraflar daha önce bunlara karşı bir önlem de alamadıklarından sözleşme koşulları bir taraf aleyhine ağırlaşmış olmaktadır. Tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra önemli surette değişmişse artık taraflar o akitle bağlı tutulamazlar, değişen koşullar karşısında Borçlar Kanunu’nun 282. maddesi uyarınca kira bedelinden gerekli indirimin yapılması gerekebilir. Davacı, açıklanan nedenlerle kira bedellerinde ve kiralama şartlarında uyarlama talep etmiştir. Dava konusu zeytinliklerdeki verim düşüklüğünün gerçek sebebinin aşırı kuraklık olduğu belirlenmiş olmasına göre mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler de nazara alınarak davacının talepleri doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. SONUÇ Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK’nın 429. maddesi gereğince BOZULMASINA , istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Taşınmaz mal kiralamalarında kiracı ya da mal sahibi kira tespit davası için bir dilekçe ile Sulh Hukuk Mahkemelerine müracaat edebiliyor. İşte kira bedelinin tespiti dilekçe örneği...Kira bedelinin tespiti dilekçe örneği!Gayrimenkul kiralamalarında yenilenen kira döneminde uygulanacak kira bedelinin belirlenmesi için kira bedeli tespit davası açılıyor. Kira bedeli tespit davasını genellikle taşınmaz mal sahipleri açıyor. İstemeleri halinde kiracılar da bu davayı açabiliyor. Kira bedeli tespit davası için bir dilekçe ile mahkemeye müracaat ediliyor. Kira bedeli tespit davası, taşınmaz malın bulunduğu veya sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesindeki Sulh Hukuk Mahkemelerinde açılıyor. Kira bedelinin tespiti dilekçe örneği aşağıda yer alıyor Kira bedelinin tespiti dilekçe örneği 2016...………………………… MAHKEMESİ’NEDAVACI …………………………VEKİLİ …………………………DAVALI …………………………KONU Kira bedelinin değişen yeni koşullara uyarlanması talebimizden – Davalı taraf, müvekkilin davaya konu taşınmazında …./…./20…. tarihinden bu yana kiracı olarak ikamet etmektedir. Mahkemeye sunduğumuz kira sözleşmesinde de görüleceği üzere yıllık kira artış oranı % ………. olarak belirlenmiş ve Mevcut kira bedeli aylık ………. TL’dir. Ancak aradan geçen yıllar, enflasyon artışı ve değişen ekonomik koşullar neticesinde ………. TL kira bedeli, cüz’i bir meblağa Ayrıca davaya konu taşınmaz için ödenmekte olan ………. TL kira bedeli, bölgede uygulanan emsal kira bedelleri karşısında da oldukça düşük kalmaktadır. Müvekkilin bu büyüklükteki ve oldukça merkezi bir yerde bulunan dairesi için ödenen kira bedelinin arttırılması için taraflar uzlaşma sağlayamadığından, dava açmak zorunluluğu DELİLLER Kira sözleşmesi, tanık, bilirkişi, keşif, VE İSTEM Talebimizin kabulü ile;1- Ödenmekte olan ………. TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ………. TL olarak belirlenmesine;2- Dava süresince oluşacak aradaki farkın müvekkile ödenmesine;3- Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini Sayın Mahkemeniz’den saygılarımızla arz ve talep ederiz.…./…./20…Davacı Vekili…………………………Şubat ayında kiraya yüzde kaç zam geldi?Özge ÖZDEMİR/
Kira bedelini uyarlama dava dilekçesi ile kira bedeli resmi olarak yıllık enflasyon oranları ve yıllık kira artış oranı dikkate alınarak yasal bir şekilde arttırılabiliyor. İşte kira artış dilekçesi...Kira bedelini uyarlama dava dilekçesi!Kira bedelinin değişen yeni koşullara uyarlanması için mahkemeye bir dilekçe ile müracaatta bulunulabiliyor. Böylece kira bedeli resmi olarak yıllık enflasyon oranları ve yıllık kira artış oranı dikkate alınarak yasal bir şekilde arttırılabiliyor. Kira atışı dilekçe örneği aşağıda artış dilekçesi..………………………… MAHKEMESİ’NEDAVACI …………………………VEKİLİ …………………………DAVALI …………………………KONU Kira bedelinin değişen yeni koşullara uyarlanması talebimizden – Davalı taraf, müvekkilin davaya konu taşınmazında …./…./20…. tarihinden bu yana kiracı olarak ikamet etmektedir. Mahkemeye sunduğumuz kira sözleşmesinde de görüleceği üzere yıllık kira artış oranı % ………. olarak belirlenmiş ve Mevcut kira bedeli aylık ………. TL’dir. Ancak aradan geçen yıllar, enflasyon artışı ve değişen ekonomik koşullar neticesinde ………. TL kira bedeli, cüz’i bir meblağa Ayrıca davaya konu taşınmaz için ödenmekte olan ………. TL kira bedeli, bölgede uygulanan emsal kira bedelleri karşısında da oldukça düşük kalmaktadır. Müvekkilin bu büyüklükteki ve oldukça merkezi bir yerde bulunan dairesi için ödenen kira bedelinin arttırılması için taraflar uzlaşma sağlayamadığından, dava açmak zorunluluğu DELİLLER Kira sözleşmesi, tanık, bilirkişi, keşif, VE İSTEM Talebimizin kabulü ile;1- Ödenmekte olan ………. TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ………. TL olarak belirlenmesine;2- Dava süresince oluşacak aradaki farkın müvekkile ödenmesine;3- Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini Sayın Mahkemeniz’den saygılarımızla arz ve talep ederiz.…./…./20…Davacı Vekili…………………………2014'te kiralar ne kadar artacak?
kira bedelinin indirilmesi dava dilekçesi