kendi kendimi nasil tatmin ederim
Merhaba Ben Bahar. Kurumsal hayatta çalışan profesyonellere ve girişimcilere özgüvenlerini kazanmaları, kariyerler rotalarını net bir şekilde belirlemeleri ve hedeflerine ulaşmaları konusunda yardımcı olan ACC ünvanlı profesyonel bir koç, kurumsal eğitmen ve Global Pazarlama Profesyoneliyim. . Kendinden daha emin, daha
Bir kısmına cevap vermeye çalışıyoruz. Bu çok hassas bir konu olduğu için işin uzmanından bilgi almak her zaman avantaj sağlayacaktır. “Kocanın Kalbine Gir” isimli e-kitap, tam da bu tür durumlar için hazırlanmış bir kitap. Kocamı Kendime Nasıl Aşık Ederim diyorsanız kitabı indirmek için buraya tıklayın.
Bende faydalarını değerlendirebilmek için kendimi bu yönteme bırakmaya ve yaşayarak öğrenmeye karar verdim. Başta kuşkuyla yaklaşıyordum. Şimdi ise, birkaç aylık deneyimin ardından, bu öğretinin olumlu yan etkilerinden birinin de hayattan zevk almak olduğunu görüyorum ve Ho’oponopono yöntemini ve kendi deneyimlerimi
Bu keyifli sohbet için teşekkür ederim. Kalabalık bir odanın içerisinde Gözde çok konuşan bir midir yoksa o odada konuşulanları sakince dinleyen biri mi? Ruh halime, bulunduğum ortama ve insanlarına göre değişir, ama ikisi de benim. Galiba yükselenim ikizler.
Kendikendini tatmin ederek zamanla vücudunuzu tanıma şansı bulursunuz. İleri ki yıllarda cinsel hayatınızda nasıl daha fazla zevk alabileceğinizi önceden anlarsınız. Böylece partneriniz ile hangi seks pozisyonlarını uygulamak istediğinizi seçebilirsiniz. Bayanlar ve erkekler mastürbasyon yaparken farklı şekillerde tatmin
Site De Rencontre Gratuit Badoo 49. 12 yaşındaydım ilk kapanmaya karar verdiğimde. Birçok insanın aksine ben kendi isteğimle buna karar vermiştim. Çünkü ailem böyleydi, çevrem böyleydi, böyle olması gerek herhalde diye düşünmüştüm. Ailem hiçbir zaman baskı kurmadı, ama her seferinde uygun bir dille empoze ediliyordu bu fikir bana. Ben de iyi bir şey olmalı diyerek kapandım. Bilinçsizdim yani sizin anlayacağınız dille. Uzun bir süre hiç zorluk çekmedim, çünkü etrafımdaki herkes böyleydi. Ama zaman geçtikçe, isteklerim örtünün sınırlarıyla çakışmaya başladıkça içimdeki savaş da başladı. Çok uzun bir süre geri plana atmayı tercih ettim bu savaşı. Çünkü olmaması gereken bir şeydi, günahtı kendimce. Ama sorgulamaktan kendimi alamıyordum. İnanç noktasında bir sıkıntım yoktu. Tüm benliğimle inanıyordum, fakat dinin gerektirdiği temel olan birçok şeyi tam olarak yapamazken namaz vs. gibi, dinin çektiği sınırları tam olarak uygulayamazken, yine dinin emrettiği çok büyük bir gerekliliği yerine getirmeye çalışıyordum içi boş olarak. Nasıl oluyordu bu? Erteleye erteleye bir gün erteleyemez oldum bu düşünceyi kafamdan. Ve karar verdim başımı an 18 yaşındayım ve bu eylemi gerçekleştireli yaklaşık 2 hafta oluyor. Öncelikle söylemeliyim ki hiç kolay olmadı. Alacağım tepkilerin çoğuna hazırdım ama zannettiğimden de zor oldu. Hala da oluyor. Bu süreçte bana destek olan da çok, inanılmaz derecede tepki gösteren bir annem oldu. Anlayışla karşılamasını beklemiyordum elbette ama tahmin ettiğimden çok daha fazla sert ve acımasız tepkiler verdi. Hala daha veriyor. Ama ben 18 yıllık hayatımda ilk defa kendimi kendim gibi hissetmek için bir şey yaptım ve bunu devam ettirmekten de geri durmayacağım. Hayat denen yolda ne kolay oluyor ki bu süreç de kolay ay sonra üniversite sınavım var, insanlar biraz daha bekleseydin gidince yapardın diyorlar. Belki bunu üniversiteye gidince yapsaydım “Açıldı saçıldı geldi” diyeceklerdi, çünkü bu insanoğlu her zaman her şeye kılıf uydurmasını bilir. Tüm bunlara karşılık dini inancım hala yerinde, hala aynı benim, çizgilerim ve duruşum hala aynı. Sadece dış görünüşüm değişti, çünkü örtü benim için bir zorunluluk veya alışkanlıktan öteye geçemez oldu. Sebep tamamen bu. Siz o halde mutluysanız ve tamamen hissederek bunu yapıyorsanız kesinlikle devam edin, çünkü bu güzel bir şey. Ama 12 ya da 13 yaşındaki hiçbir insanın gelecekte nasıl görünmesi gerektiğine o yaşlarda karar veremeyeceğini çok iyi anladım. Her şey bilinçli ve hissedilerek yapılmalı. Her şeyin bir sırası ve önemi var. Din örtüden ibaret değil, ama bir gerekliliği bu doğru. Zaten bir insan dini tamamen anlayıp hissedince örtüyü takıp takmaması gerektiğine de kendi çok iyi karar siz olun hayatınızdaki önceliklerinizi ve önem sırasını iyi ayarlayın. Ve hissetmediğiniz hiçbir şeyi yapmayın, mutlu olmadığınız hiçbir yere gitmeyin, keyif almadığınız insanlarla birlikte olmayın. Bu hayatta önemli olan sizsiniz çünkü bu hayat sizin. kendinizi sevin ve çok iyi bakın…Görsel Milt Kobayashi
- 1419 Son Güncellenme - 1419 Güncelleme - 1419Sevgililer Günü'ne özel PembeNar TV'ye konuk olan Gülen Gündüz Yılmaz "Birini kendimize nasıl aşık edebiliriz?" sorusuna cevap olduğunuz kişinin de size aynı şeyleri hissetmesini istiyorsanız izleyeceğiniz bazı yöntemlerle bunun üstesinden gelebilirsiniz. Sevgililer Günü yaklaşırken kendinizi yalnız hissetmek yerine şimdi başlayarak aşık olduğunuz kişinin de size aşık olmasını sağlayabilirsiniz. PembeNar TV'de konuğumuz olan Yazar, Konuşmacı, Eğitmen Gülen Gündüz Yılmaz birini kendinize aşık etmenin püf noktalarını için videomuzu izleyin.
Kendi kendimi nasıl motive ederim ? Kendi Kendine motivasyon kazanmak nasıl mı olur ? Selçuk Arıcı ' nın yazısı...Kendi Kendimi Nasıl Motive EderimMotivasyon herhangi bir işi başarmamız için kendi içimizde yaşadığımız güdülenmedir. Yani birşeyi başarmak için bizi harekete geçiren güçtür. Psikoloji de buna güdü veya güdülenme de denir. Genellikle motivasyon içgüdüsel olarak her insanda doğal bir şekilde bulunmasına rağmen bir çok insan çeşitli dış etkenler yüzünden nasıl güdüleneceğini bilmez veya bunu psikolojik olarak karşılayamaz. Bu dış etkenlerden bazıları ailevi nedenler olmakla birlikte, önemli bir kısmı sosyal hayattaki rollerimizle ilgilidir. Örneğin işinde başarısız olan bir kişi bunu kendi hayatının tüm aşamaları için genelleştirerek neredeyse her konuda kendisini başarısız hissedebilir. Doğrusunu söylemek gerekirse genelleştirme yapmak hemen hemen tüm insanların ortak hastalığıdır. Oysa her yaşadığımız olay kendi içinde bağımsız olmakla birlikte bunları birbiriyle ilişkilendirmek te bizlerin kendi ruh sağlığını bozan en önemli etkenlerdendir. Yaşadığımız sosyal yaşamda elbette ki çeşitli başarılar kazanacağız veya aynı şekilde başarısızlıklarımız da olacaktır. Aslında kazanmak insan oğlunun doğasında olduğu gibi kaybetmek te yine insanoğlunun doğasında yer alır. O yüzden kendi ruh sağlığımız için elbette ki karşımıza çıkacak her duruma karşı hazırlıklı olmamızda fayda vardır. Peki bir insan kendi kendini motive edebilir mi? Şimdi bununla ilgili sizlere küçük ipuçları vermeye çalışacağım. Eğer belirteceğim konularda kendinizi geliştirebilirseniz inşallah hayatınızın hemen hemen tüm aşamalarında kendinizi motive etmeyi sizler de başaracaksınız. 1- Kendinizi Tanıyın;Hemen şunu belirtmeliyim ki bizim mesleğimiz olan psikolojik danışmanlık ve bu bilimin ortaya koymaya çalıştığı yegane tutum bireylerin kendi kendilerini iyice tanımalarını sağlamak ve buna göre bir yaşam stili geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Buradan hareketle size ilk önerebileceğim unsur kendi kendinizi iyice analiz etmenizdir. Bunu yaparken şunlara dikkat Güçlü ve zayıf yönlerinizi iyice tanımlayın ve bunları kategorilere En sevdiğiniz yiyecekleri, işleri, davranışları, insanları, durumları, tutumları vs. kısaca en sevdiğiniz ne varsa, sizi mutlu eden ne varsa bunları Şimdi de en sevmediğiniz ne varsa tanımlayın. Bunu yaptıktan sonra sevdiğiniz ve sevmediğiniz herşeyi daha sonra kategorize En çok nelere sinirlendiğinizi, kızdığınızı, üzüldüğünüzü tespit En çok nerelere gittiğiniz zaman ve neler yaptığınız zaman mutlu olduğunuzu tespit edin. Daha sonra da nerelere gitmekten mutluluk duymadığınızı tespit listeyi uzatmak mümkün. Siz yukarıdaki maddelere daha fazla zaman ayırarak ta olsa kendinizle ilgili tüm detayları ekleyebilirsiniz. Mümkünse bunu beyaz bir kağıt üzerine yapınız. Bunu yaparken kağıdı ortasından cetvelle ikiye ayırın. Sol tarafa pozitif değerlerinizi yazın, sağ tarafa da olumsuz gördüğünüz tüm detayları liste üzerinde en az 2-3 gün uğraşmanızda fayda olduğunu düşünüyorum. Zira bu sizin kendiniz ile ilgili herşeyi gözden geçirmenizi sağlayan önemli bir analizdir. Bu sürecin uzun olması sizin kendinizle ilgili yeni farkındalıklara varmanıza yardımcı olur. 2- Bakış Açınızı Geliştirin; Hayata güzel bakmak, şikayet etmemek, herşeyin bir nedeni olduğunu düşünmek ve bizim başımıza gelen herşeyin sonucunun bizim için olumlu olduğunu kendinize bir düşünce biçimi olarak kabul ettirin. Eğer başınıza gelen her olaydan sonra umutsuzluğa kapılıyorsanız, çevrenize saldırıyorsanız, bir öfke durumu, intikam durumu içine giriyorsanız, ilk önce olur tarafından bakalım değil de bu olmaz kardeşim diye bakıyorsanız o zaman kendinize şöyle bir dönüp bakın. Bir olaya olumlu yaklaşmak mı güzel yoksa olumsuz yaklaşmak mı? Bir olaya sinirlenerek müdehale etmek mi yerinde olur, yoksa sakin olmak mı daha olumlu ve yapıcı. Şimdi kendi yerinizi seçin, siz bulunduğunuz topluluğa katma değer katan biri misiniz? Yoksa o toplulukta silik bir şekilde arkalarda yaşayan biri misiniz? Ne zaman etki alanınızı genişletmeyi düşünüyorsunuz? Ne zaman edilgen olmaktan kurtulup, etken birisi olacaksınız ?3- Bir hedefiniz olmalı;Bir şirketin amacı para kazanmaktır. Bir sporcu şampiyon olmak ister. Uçağa bindiğiniz zaman bir yerden kalkıp bir yere gidiyorsunuzdur. O uçağın bile amacı sizi bulunduğunuz yerden başka bir noktaya götürmektir. Peki sizin amacınız nedir ? Bu dünyada niçin yaşıyorsunuz? Sizin ulaşmak istediğiniz amacınız ne? Size göre bu hayatın anlamı nedir? Eğer bir yaşam amacınız yoksa, hayatta neden varolduğunuzu hala sorguluyorsanız, bir hedefiniz yoksa o zaman elbetteki sizi motive edecek, sizi güdüleyecek bir etkenden uzaksınızdır yazan tüm etkenleri belirleyebilmeniz için kendinize bir süre zaman tanıyın. Esasında yukarıda yazanların tümü sizin kendinize ait belki de bilinçaltınızda kalan bir çok bilmediğiniz özelliğinizi anlamanızı, farketmenizi sağlayacak alıştırmalardır. Eğer motive olmayı istiyorsanız paradigmanızı Kendinize ait bakış açınız; Bir olaya sizin bakışınız, görgünüz, hayata bakış açınız, bilgi birikiminiz ile bakmak için kendinize zaman tanımalısınız. Bakış açınızı ne kadar olumlu hale getirebilirseniz, kendinize ne kadar somut ve soyut hedef koyarsanız kısa ve uzun vadeli hedef kendinize olan özgüveniniz de o oranda artacaktır. Unutmayın motivasyonun temelinde yer alan unsurlardan önemli olanlarından bir tanesi de özgüvendir. Kısaca motivasyon konusu burada özetle verdiğimizden çok daha detaylı bir konudur. Ben burada size sadece düşünce biçiminizin küçük te olsa ne olması gerektiğinden bahsettim. Motivasyon için sabırlı Dan. Selçuk Arıcıİnsan Kaynakları Uzmanıselcuk
Bunları duymaktan hoşlanmasa da yadsınamaz bir gerçek var Hem çok güzel, hem çok seksi, hem maskülen hem de nahif... Girdiği her ortamın enerjisini yükseltenlerden o... Sohbet ederken derin mavi gözlerine dalmamak neredeyse imkânsız. Berrak Tüzünataç, sohbete oturmadan kendine tavuklu bir salata söylüyor. Yemeği geldiği zaman başlıyoruz konuşmaya. Kendini “Çapkın değil, ayran gönüllüyüm” diye tanımlıyor. Kısa bir hayat muhasebesi yaptığımızda “Hiçbir pişmanlığım yok. Her hata iyi ki yapılmış çünkü kendimi sıkıp da kendimle bu kadar uğraşmazdım” diyor. Tüzünataç’la koyu bir sohbete son günlerindeyiz. 2021 senin için nasıl geçti?Birçok anlamda yoğun bir seneydi. Hem kişisel, hem mesleki hem de psikolojik olarak...Psikolojik olarak neler yaşadın?Birçok insan gibi pandemide kendime döndüm. Bunun belli bir kısmı çok zorlu ama sonrası kuvvetlendirici Yaz Reis’ derlermiş... Başka lakapların var mı?Doğru. Çünkü yaz insanıyım. Bebo ve Berrocks da Adın gibi hayatı rock’n roll mu yaşarsın?Hayatta rock’n roll mu kaldı gülüyor...KENDİME ZOR BİRİYİMDışarıdan neşeli, delidolu ve dobra bir görüntün var. Onları bir kenara atarsak kendini bir kelimeyle nasıl anlatırsın?Kendimle ilgili ilk tercih edeceğim sıfat yoğun’ olurdu. Ben yoğun açsak...Neşem, hüznüm, kutlamam, yasım... Hep yoğundur. Keyfim yerindeyse bunun da tadını çıkarırım. Dışarıdayken genelde neşeli halimizle olduğumuz için siz de onu çevreni yormaz mı?Ben kendime zor biriyim. O yoğun tarafın negatif kısmında genelde tek kalmayı tercih ederim. Kırılgan anlarımı paylaşmaya, göstermeye ve karşımdakine yük olmaya yıldır oyunculuk yapıyorsun. Neler yaşadın bu geçen zamanda?Ooo... Kaç saatimiz var?Tamam, güzel kısmını tahmin ediyoruz. Sert kısımlarından bahsetsek? Kameraların önünde büyümek zordu. Hiçbir şeyin senin kontrolünde olmadığını hissediyorsun. Okul arkadaşların benzer hataları yaparken, sen çok büyük bir kitlenin eleştirisiyle karşı karşıya kalıyorsun. O dönem kadın hakları da bu kadar konuşulmuyordu, özellikle basın kadınların üzerine çok sert geliyordu. Hâlâ bu üsluba devam edenler vardır. Ama ben artık onları ciddiye almıyorum. Dönüp bakınca, 20’li yaşların sonlarına kadar bayağı yıpratıcıydı diyebilirim. O yüzden genç meslektaşlarıma çok büyük bir hassasiyet ve sempati ZEKÂ GEREKİYORTüm dünyada birçok kadın oyuncu yıllar içinde maruz kaldıklarını artık sesli olarak dile getiriyor. Sen neler yaşadın?Cevabı çok uzun bir konu. Eminim herkes de çok dertlidir. Bu röportajın konusu bu değil bana göre. Çok kısaca kendi tarafımdan aktarmaya çalışayım. Bir mesleğin var. Kalkıp onun önüne sosyetik’, güzel’, seksi’ gibi sıfatlar koymak çok garip. Sadece oyuncu’ olamıyorsun. Sen yıllarca bu algıyı istediğin yöne çekmek için uğraşıyorsun. Bu hiç adil değil! Bütün dünyada, medya bu üslubu takınıyor. Sen de “Hayır, bu öyle değil, böyle” diye izah etmeye çalışıyorsun. Bugüne gelirken güzel şeyler de oldu. Artık sosyal medya var, eğer istersen anında konuya cevap veriyorsun. Sosyal medya her şeyi değiştirdi. Bugünlere gelmek kolay olmadı. O dönemeçleri dönmeyi başarırsan çok kuvvetli bir insan oluyorsun. Ama o dönemeçleri dönmek kolay değil. Dünyada bunu başaramayan çok insan o dönemeçleri dönmeni’ sağlayan ne oldu?İyi bir destek sistemim yani güvendiğim insanlar vardı. Dönüp baktığımda anlıyorum, kafası da çalışan biriydim. Hâlâ öyle olduğumu umuyorum. Birazcık zekâ da gerekiyor bu zorlukların üstesinden gelebilmek eleştirmekte haklısın ama ülkece çok güzel olduğuna kaniyiz. O yüzden hep isminin başına konan bir güzel’ sıfatı var. Hayatı böyle bir etiketle yaşamak seni nasıl etkiliyor?Teşekkür ederim bu güzel’ yorumların için. Bu da yine medyanın önem verdiği şeylerle ilgili bir şey. Bu tüm dünyada kadınların başına geliyor. Bununla kendi çapımızda mücadele ediyoruz ama çok hızlı değişebilir bir şey gibi görünmüyor. Toplumun gözünde herhangi bir özelliğin biraz fazlaysa o sana hem avantaj hem de aynı oranda dezavantaj gibi bir dezavantaj...Aynı anda farklı disiplinlerde üretimler yapmaya başladığında, bu sıfatlarla anıldığın için istediğin oranda görünür olamayabiliyorsun. Ya da o sıfata sahip olan kadınlarla ilgili belli fikir kalıpları oluyor. Başka şeylerle de mücadele ediyorsun. Yani işini iyi yapmaya çalışırken bir yandan da bunu anlatman gerekiyor. Mücadele birçok cephede devam ediyor anlayacağın. Yorucu mu dersen? Tabii ki! “Bir gün geriye dönüp baktığımızda mücadele günlerinizin en güzel günleriniz olduğunu göreceksiniz” der büyük usta Freud. Yani başka bir açıdan bakarsan da hayat kendi içinde çok adil gibi de...37 yaşındasın. 20 yıldır süren kariyerinde pişmanlıkların oldu mu?Az önce bir sürü şey konuştuk. Yine soruna yaşımı belirterek başladın. Yani anlatabiliyor muyum? Benimle ilgili en çok merak edilen şeylerin başında yaşım, boyum ve kilom geliyor! Neyse, benim bununla ilgili bir derdim yok. Soruna gelirsek; hiçbir pişmanlığım yok. Ama bunu şu an söyleyebiliyorum. Her hata iyi ki yapılmış çünkü kendimi sıkıp da kendimle bu kadar TUTKULARIMIN PEŞİNDEN GİTTİMYeni markanın adı Berrocks... Neler var Berrocks’ta?Önce takı koleksiyonum çıktı. Hemen arkasından da mayo ve bikini... Yeni yıldaysa tekstil koleksiyonumu Berrocks’ isimli markasında sunulan takı, mayo ve bikinileri kendi tasarlıyor. Yeni yılda da tekstil koleksiyonunu satışa karar verdin tasarım işine girmeye?Hep tutkularımın peşinden gittim. Ancak her şeyin kendi içinde bir zamanlaması var. Bu belki de kendim için büyük planımdı. Yazmak, çizmek, tasarlamak; bunlar hep ilgimin ve bilgimin olduğu alanlar. Son birkaç yıldır bu taraflarım harekete geçti. Farklı disiplinlerde üretim yapmayı çok seviyorum. Ayrıca üretimin her aşamasında olmak çok tatmin edici ve koleksiyonunda neler var?Bijuteri ürünü hiçbir şey yok. Hepsi gerçek; gümüş üstü altın kaplama. Dur biraz esnaflık yapayım... Kararmaz, duşa girebilirsin, parfümden etkilenmez gülüyor. Çizimler ve tasarımlar bana ait. Her aşamasında işin içinde oldum. Koleksiyonun figürü de Mısır tanrıçası, kedi yüzlü kadın. Bu figür benim hoşuma gitmesinin yanı sıra mitolojideki karşılığı olarak kadınların, çocukların, kedilerin koruyucu tanrıçasını simgeliyor. Takılar parlak değil, hafif antik görünümlü... Kumun altından çıkmış gibi bir izlenim yaratıyor. Şu an internetten ve anlaşmalı butik mağazalardan yandan da pandemi öncesi Biz Böyleyiz’ isimli filmin senaryosunu yazmıştın. Hikâye anlatıcılığı orada kaldı mı?Hayır, devam edeceğim elbette. Çok sevdiğim bir laf var Bir fikir bulmak cenneti bulmak gibidir. Onu yazmak cehennemden geçmek gibidir.’ O yüzden bir senaryonun ya da hikâyenin ortaya çıkması biraz zaman alıyor. Geçen sene yeniden yazmaya başladım. Sonra durduk yere ondan soğudum. Şimdi tekrar ona başlamak istiyorum. Ama bu sırada marka işlerini başıma açtım. Niyetim her şey yerine oturduktan sonra hikâye anlatmaya devam üç senedir ekranda yoksun?Kendimi iyi hissettiğim, heyecanlandığım rollerde bir fark yarattığımı düşünüyorum ve iyi hissediyorum. Elbette bir şeyler okuyoruz. Ama öyle bir şey çıkmadan, herhangi bir şeyi mekanik olarak yapamıyorum. Ben de bu dönemde yazmak, çizmek, tasarlamak gibi şeylerle de ilgilenmeye GÖZ NE GÖRÜYORSA ODURSosyal medyaya vücudunda Bla bla bla’ yazan bir fotoğraf koydun. Neydi bu fotoğraftaki amaç?Aslında böyle bir şey yaptığın zaman, bir de neden yaptığımızı açıklamaya kalkmak bana çok doğru gelmiyor. Çünkü her şey çok net olarak ortada. Üç kadın sanatçının bir araya gelip kadın bedeni ve kadın olmakla ilgili bir derdini paylaşmasıydı o. Bunu konuşarak anlatmak isteseydik de bir metin yazardık. Bakan göz ne görüyorsa odur. Kimi sadece bir beden görebilir, kimi bunun altındaki metni kendine göre yorumlayabilir... Mesela sana ne ifade ediyordu o fotoğraf?“Kadın bedeni üzerinden artık boş konuşmalar yapmayın, söyleyecek sözümüz kalmadı, bla bla bla” dediğini düşündüm...Ne mutlu bize, böyle algıladıysan...Ama yine de birçok yerde içerikten çok bedenin konuşuldu. Buna ne diyorsun?Hayata oradan bakmayı tercih eden insanların yine oradan bakacaklarını göze alarak yaptık. Birden bütün insanların bir aydınlanma yaşamasını beklemiyorduk. Anlaşılmak için kendimizi paralamamız gerektiğini yıllar içinde öğrendim. Çünkü anlaşılmak biraz da karşınızdakinin sizi ne kadar anlamak istediğiyle OLAN KAZANSIN, HERKES ELİNDEN GELENİ YAPSINHiçbir şeyi kafaya takmaz bir halin var. Mesela kendini Google’da aratıp hakkında çıkan haberlere de takılmaz mısın? Kendimi Google’da aratmam ki...Hiç mi?Hiç. Yıllardır benim için prensiptir bu. Hiçbir yerde adıma bakmam. Ajansıma her oyuncusunun medya takibi gelir, benimki bana medyada...Orada da bakmam. Sadece çevremdekiler tarafından bana çok yollanan bir şey varsa onu görürüm. Yoksa dediğim gibi, bu yıllar önce verdiğim bir aratmanın, çok olumlu ya da olumsuz yorumları görmenin faydalı olduğunu düşünmüyorum. İnsan kendine karşı bazen çok acımasız olabiliyor zaten. Bir de hiç tanımadığınız insanların yorumlarını okumak çok mantıklı gelmiyor diyebilirim. Bunun tam tersi olan insanlar da var. Tamamen yapı meselesi... Yaptığımız iş motivasyonla yapılıyor. Bu motivasyon kaynakları herkese göre değişebilir. Herkesten önce kendimizi kollamayı medyada fake’ hesapların var mı?Yok. Ben beceremem zaten. Onu açacağım, hesabıma geri döneceğim... Birini stalk’lamak gözetlemek istersem, bir arkadaşımın telefonundan stalk’larsın?Misal Tom Hardy... Kendisi çok aktif kullanmıyor, fan hesaplarına falan konuştuğumuz Nurgül Yeşilçay da Tom Hardy’den bahsetmişti...Bu noktada iyi olan kazansın, herkes elinden geleni yapsın, rekabet büyük gülüyor.ÇAPKIN DEĞİL, AYRAN GÖNÜLLÜYÜMÇok enerjiksin. Peki, bu enerjik Berrak aşkı nasıl yaşıyor?Vay be... Ben spor falan soracaksın zannettim. Nasıl bağladın! Cevabı, enerjik. Yükseğim orada emin bir duruşun var. Devreye aşk girince o tavır devam ediyor mu, yoksa yerle bir mi oluyor?İçinde aşk geçen konularda genelleme yapmak doğru olmaz. Denge çok önemli. Bazen bunun ayarı kaçabiliyor. Her şey en başında çok yüksek başlıyor. Zaman içinde dengesini âşık mısın? Cemo Çetin’le birlikte olduğun yazıldı...Öyle bir şey yok diyorum. Ama bunu yayımlamıyorlar. Zaten Cemo’nun uzun süredir devam eden bir ilişkisi var. Ve biz bir iş vesilesiyle tanıştık, sonra da iyi arkadaş olduk. Hepsi mısın?Çapkın değil, ayran gönüllüyüm gülüyor. Hızla heyecanlanıp hızla o heyecanı ne soğutur?Samimi olmayan şeyler yakalarsam hemen bir duruşun var. Peki, flörtöz müsün?Tam tersi... Hiç yeteneklisin. Her şey mükemmel duruyor. Senin kalbini aralamak zor mudur? Samimi ve kendi gerçekliğiyle barışık insan çok çekici geliyor. Değişik bir dönem yaşıyoruz; imaja gerçeklikten daha fazla önem ve anlam atfediliyor. Ben hep kendi içimde bunu sorgulayan ve gerçekliğime yakınlaşmak için çok uğraşan biri oldum. O yüzden karşımdakinden de bunu bekliyorum. Kendime çok emek verdim. Bunun bir mükâfatı olmalı. Özetle; kendi kusurları ya da karanlık taraflarıyla barışık olmalı beraber olacağım karanlık taraflarında neler var?Gel benimle yaşa istersen, Hakan! Böyle olmayacak...Kendinle mutlu musun? Değiştirmek istediğin şeyler var mı?Muhakkak vardır bir şeyler... Ama ben kendimi kutlama bir dönem bu?Neyse ne, ben buyum, her şeyimle... İşte böyle bir yerdeyim. Herkes tarafından sevilmek üzerine yaşamak insandan çok çalıyor. Birazcık belli şeylerde kendinizi sevmeyi ve başkalarının sizi sevmesi üzerine yaşamama riskini bir tık’ göze almak gerekiyor. Çünkü zaten herkes tarafından sevilmek gerçek değil, hatta imkânsız!İSYAN ETMEK DIŞINDA BİR ŞEYLER YAPMALIYIZKadına şiddet haberlerini duymak sana ne hissettiriyor?Geçenlerde 2003’ten beri kadın cinayeti oranının yüzde 500 arttığını okudum. Bu bilgiyle nasıl hissedebiliriz? Benim için de çok hassas bir konu. Üzerine çok düşündüğüm, zaman zaman da çok üzüldüğüm ve hatta öfkelendiğim bir mesele. Kelimelerimi seçerek, çok doğru ifade etmek istiyorum bu konuyu. Çünkü artık bu konuda isyan etmek dışında bir şeyler yapmalıyız. Ve buna çekirdek ailemizden başlamalıyız. Orada bile baba anneden ya da abi kardeşten kendini daha üstün görüyorsa, bu şiddeti körüklüyor ve arkasından bu haberler artmaya başlıyor. Bugün dünyanın geldiği noktada kaynakların tükenmesi, savaşlar, mülteci sorunu... Hepsi, temelinde bir tarafın diğerinden kendini üstün görmesinden çıkıyor. O yüzden önce ailemizden başlayacağız. Önce kendi ailemizde adil ve eşit olacağız. O zaman kelebek etkisi gibi, bunun her şeyi pozitif olarak etkileyeceğini düşünüyorum.
Cinsellik günlük hayatın bir parçasıdır. Artık bunun yadırganması veya saklanılması gerekmez. İhtiyaç gerektiren bir durum olduğu için ayıplanması da normal değildir. Cinsel olarak kendini tatmin etmenin adı tıpta mastürbasyon olarak geçmektedir. Halk arasında birçok argo terimi olmak ile beraber kibar bir tabir olan “tatmin olma” kelimesi sıklıkla kullanılır. Hem kadınlar hem erkekler cinsel tatminlik konusunda yalnızlık yaşanıyorsa kendi kendine tatmin olabilmek mümkündür. Mastürbasyon yapmak sağlığa zararlı mıdır veya yararlı mıdır hala tıp dünyasında tartışılmaktadır. Bir taraf mastürbasyonun cinsel hayata ve sperm kalitesinde zamanla zarar verdiğini düşünüyor. Diğer taraf ise sürekli sperm atımının sağlıklı ve cinsel hayatı olumlu etkileyeceğini savunmaktadır. Cinsel hayat utanılmaması gereken bir eylemdir. Fakat toplumumuzda bu böyle olmuyor. Halbuki herkesin toplum kurallarına saygılı olduğu sürece cinsel hayatını yaşaması olağandır. Her birey istediği kişiyle ilişki yaşayıp özgürce davranabilmelidir. Ülkemizde toplum tarafından kötü gözle bakılması sonucu insanlar kendi kendini tatmin etme yoluna gidiyor. Kendini okşamak veya mastürbasyon yapmak ayıplanacak bir şey değildir. Kendi kendini tatmin ederek zamanla vücudunuzu tanıma şansı bulursunuz. İleri ki yıllarda cinsel hayatınızda nasıl daha fazla zevk alabileceğinizi önceden anlarsınız. Böylece partneriniz ile hangi seks pozisyonlarını uygulamak istediğinizi seçebilirsiniz. Bayanlar ve erkekler mastürbasyon yaparken farklı şekillerde tatmin olurlar. Hem bayanlar hem erkekler mastürbasyonun doğru bir şey olmadığı kanısındadırlar. Fakat yine de mastürbasyon yapmaya devam ederler. Ayrıca bu eylem utanılacak bir şey de değildir. Kadınlar kendini nasıl tatmin eder? Kadınlar toplum baskısında kaldığı erkekler gibi mastürbasyona ihtiyaç duyarlar. Kendini tatmin etmek isteyen kişi yatağa sırt üstü uzanır. Bacaklarını iki tarafa açar. Sonrasında parmakları ile klitorisi okşayarak vajinanın sulanması sağlanır. Klitoris okşandıkça cinsel dürtüler dışa çıkacaktır ve kaslarınız istemsizce kasılacaktır. Daha fazla tahrik olmak ve orgazmın doruklarına ulaşmak istenirse klitorise daha fazla bastırılarak titretme yapılmalıdır. Böylece çok daha fazla zevk alınabilir. Bu tatmin olma olayını sadece yatarak değil bir sandalyede veya koltukta otururken dahi yapmak mümkündür. Bir yandan klitoris ile orgazm olunmaya çalışırken diğer yandan göğüs ile de oynanabilir. Göğüsleri de uyararak orgazm hızlandırılabilir. Farklı bir mastürbasyon yöntemi daha vardır. Bu yöntem ile sert ve vajinaya sığabilecek bir cisim ile yapılır. Bu cisim vajinaya sokulur ve çıkartılır, bu işlem tekrarlanır. Böylece vajinal ve klitoris orgazmı aynı anda sağlanabilir. Bu cisim için vibratör kullanılabilir. Bu tatmin olma şeklini genel olarak kızlığı bozulmuş kadınlar tercih etmektedir. Kızlık zarının yırtılma riski olduğundan kızlar tarafından tercih edilmez. Kızlar ise bu yöntemi vajinaya sokmadan klitorise sürterek yapabilir. Mastürbasyonun dozu aşılmadığı sürece sağlığa sakıncası bulunmaz. Belli periyotlar ile tatmin olarak kendinizi tanıyabilirsiniz. Gelecekte yaşayacağınız ilişkileri kolaylaştırmak adına mastürbasyon faydalıdır.
kendi kendimi nasil tatmin ederim